TÜRKİYE CANIM FEDA

Bu sitede yer alan bütün yazılı ve grafik malzeme izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
 
HIDIRLAR KÖYÜ  
  ANASAYFA
  ZiYARETCi DEFTERi
  SITE YÖNETIMI ILE IRTIBAT
  TANITIM
  KÖYÜMÜZÜN TARIHINDEN BIR KESIT
  ASIRETIMIZ BOYNUINCELI VE TARIHI
  VIDEOLARIMIZ
  HIDIRLAR GENCLIK
  YENI GENCLIK
  ASKER UGURLAMA
  KÖYÜMÜZDEN ESKI RESIMLER
  KÖYÜMÜZDEN MANZARALAR 1
  KÖYÜMÜZDEN MANZARALAR 2
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 1
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 2
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 3
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 4
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 5
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 6
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 7
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 8
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 9
  KÖYÜMÜZDEN INSANLAR 10
  KÖYLÜLERIMIZIN KÜCÜK VE BÜYÜK HALLERI
  CAMIMIZDEN GÖRÜNTÜLER
  KÖYÜMÜZDEN ASKERLER
  KÖYÜMÜZDEN COCUKLAR
  KÖYÜMÜZDEN DÜGÜN RESIMLERI 1
  KÖYÜMÜZDEN DÜGÜN RESIMLERI 2
  MEZARLIKLARIMIZ
  TAHSILLILER
  KÖYÜMÜZÜN NÜFUSU
  SOYAGACLARI
  HIDIRLAR MUTFAGI
  BAYRAM GELENEKLERIMIZ
  VEFAT GELENEKLERIMIZ
  KÖYÜMÜZDE DÜGÜN GELENEKLERi
  KÖYÜMÜZÜN ERKEKLERININ VEFAT LISTESI
  KÖYLÜ HANIMLARIMIZIN VEFAT LISTESI
  KÖYÜMÜZE BAKIS
  KÖYÜMÜZDE KULLANILAN KELIMELER
  KÖYLÜLERIMIZIN ADRES VE TELEFON REHBERI
  HIDIRLAR KAN BANKASI
  SITEYE EMEGI GECEN KISILER
  ANLAMLI HIKAYELER
  => SÜRPRIZ
  => BABA BENI AFFET
  => CENNETE iLK GiREN KADIN
  => ÇOBAN VE AĞAÇ
  => SENİN TAHTAPERDENE KOYDUĞUM ÇİVİ İÇİN BENİ AFFET
  => ANNEMIN GÖZLERI
  => KIMSE KIMSENIN RIZKINI YIYEMEZ
  => SEYTAN VE INSAN
  => KIL NIMETI
  => HZ. FATIMA VE SABAH NAMAZI
  => YAGMUR DUASI
  => ANLAMLI SÖZLER
  => EZANLA NAMAZ ARASI
  => BABAMI İSTİYORUM
  => YILAN VE ADAM
  => AFFIN ERDEMI
  => ANA KUZUSU
  => IMAM
  => NASIHAT
  => SOL YANIM ACIYOR ANNE
  SiZLERDEN GELENLER VE SERBEST KÜRSÜ
  ILAHILER
  DiNiMiZ
  CANLI TV IZLE
  GAZETELER
  EN MESHUR TÜRK YALANLARI
  SIFALI BITKILER
  SIIRLER, KISSADAN HISSELER, .. vs
  ÖZLÜ SÖZLER
  KUR'AN-I KERIM
Bugün sitemizi ziyaret eden kisi sayisi 2 ziyaretçi (14 klik)
ÇOBAN VE AĞAÇ

ÇOBAN VE AĞAÇ

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: "Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık". Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken :
"Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi." Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.
Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.
Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini.
Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Birşey hatırlamıştı.
Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :
"Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak.
"Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ?"

 
   
Hidirlar Köyü  
 

WWW.HIDIRLAR.DE.TL
******************** ELINIZDE KÖYÜMÜZLE ILGILI FOTOGRAFLAR, VIDEOLAR VS. BULUNUYORSA BIZE E-MAIL YOLU ILE ULASTIRABILIRSINIZ. BIZLERDE SITEMIZDE YAYINLARIZ. E-Mail Adresimiz: hidirlar_50@hotmail.com ******************** SITEMIZE KATKIDA BULUNMAK ISTIYORSANIZ, LÜTFEN KAN GRUPLARINIZI GÖNDERINIZ. KENDINIZ VE BASKALARI ICIN IYILIK YAPMIS OLURSUNUZ, UNUTMAYIN GÜN GELIR SIZINDE KANA IHTIYACINIZ OLUR. ******************** SITEMIZE EKLEDIGIMIZ SOYAGACLARINDA EKSIKLIKLER VAR, LÜTFEN SOYAGACLARINI TAMAMLAMAMIZDA BIZE YARDIMCI OLUNUZ, VE BILDIGINIZ EKSIKLIKLERI BIZIMLE PAYLASINIZ... ******************** SAYGILARIMLA.. ******************** HEP BIRLIKTE DAHA GÜCLÜYÜZ.. ********************

 
Diese Webseite wurde kostenlos mit Homepage-Baukasten.de erstellt. Willst du auch eine eigene Webseite?
Gratis anmelden